29 Mart 2011 Salı

Ve Doruk... :)

İyiki doğdun oğlumm.. İyiki geldin bebeğimm.. İyiki benim oldun.. İyiki...

 


Canımın parçası... Sen ne zaman doğdun, ne ara büyüdün, nasıl 1 sene geçti de, koca 1 yaşında çocuk oldun ahhh...
Bana annelik tacını taktın...
Hayatımdaki bütün eksiklikleri doldurdun. Ben sen gelince tam oldum. İçimin acıyan yaralarını sardın. Yarım yamalak değil, gerçekten mutlu oldum. Gerçekten güldüm. Gerçek huzuru, gerçek zenginliği, gerçek sadakati, gerçek şefkati tattım. Tabi yanında gerçek korkuyu da...


Benim şansım sensin. Canımsın. Kanımsın. Sana sahip olmak, hayatta yaptığım en iyi şey. Ve katkılarından dolayı sevgili babana teşekkürlerimi sunuyorum.
İkinizi çok seviyorum. Siz benim herşeyimsiniz. Sevgiler...

25 Mart 2011 Cuma

Bak ne yaptım :)

Geçen gün evin ortasında yarım yamalak yapılmış halini görünce çok güldüm, iyiki hemen resmini çekmişim artık doğrusunu yapmayı öğrendi. Yanlış koyunca bakıyo olmadı, hemen devirip başlıyo yeniden yapmaya :)

Bide ısrarla üstüne üstüne koymuş :)

24 Mart 2011 Perşembe

Aile Eğitimi-3

KONU: ÇOCUĞA KENDİMİZİ İFADE ETMEK

Kendimizi ifade etmek birçok açıdan önemlidir. Çocuklarımızın davranışları karşısında duygularımızı düşüncelerimizi söylemezsek onlar yüz ifademizden, duruşumuzdan anlamlar çıkarmaya çalışacaktır. Ayrıca davranışlarıyla bizi nasıl etkilediklerini anlayamayacaklardır.

Çocukların hoşumuza gitmeyen, bizi rahatsız eden bir davranışı sonucu kendimizi ifade ederken dikkat etmemiz gereken noktalar:

- Genelleme, küçümseme, suçlama, etiketleme gibi kişiliği hedef alan (baskıcı tutum) iletişim şeklini kullanmayacağız.

- Çocuğun kişiliğini değil davranışını hedefleyeceğiz ve neden bu davranışı yanlış bulduğumuzu, bu davranışın bize olan zararını/etkisini çocuğa açıklayacağız. Bir de bu davranış sonucunda hissettiğimiz duyguyu anlatacağız.

Örnek:

- Alışverişte sürekli birşey almamı istediğinde (olay) sıkılıp utanıyorum (duygu) çünkü hem işimi çabuk bitiremiyorum, hemde satıcılardan rahatsız oluyorum (davranışın etkisi)

- Yemeğini iyi yemediğin zaman (olay) endişeleniyor ve üzülüyorum (duygu) çünkü iyi beslenemeyeceğini ve hastalanacağını düşünüyorum (davranışın etkisi)

Bu tarz cümleleri olumlu ve hoşumuza giden olaylarda da kullanabiliriz. Örneğin çocuğunuz evi toplarken size yardımcı oldu. Siz de;

-' Toz alarak evi toplamama yardım etmen çok hoşuma gitti. Bugün daha az yoruldum.' dediğinizde onun bu davranışını teşvik etmiş olursunuz.

22 Mart 2011 Salı

Aile Eğitimi - 2

Perşembeden beri ancak vakit bulabiliyorum. Yoğun bi haftaydı doğumgünü hazırlıkları da tam gaz sürmesi gerekirken ben daha hiçbişey yapmıyorum :))) Hatta şu an bile yemek yapmam lazım umarım pondik biraz daha uyur...

KONU: İLETİŞİMDE ENGELLER

Anne babalar, çocuklar bir sorun, sıkıntı yaşadıklarında, çocuğa soru sorarak ya da öğüt vererek sorunların çözüleceğini düşünürler. İlişkilerin sağlam temellere oturması için tabiki anne babalar çocuklarıyla konuşmalı ve çocuklar da anne babalarıyla konuşma gereğini hissetmeliler. Ancak bütün iyi niyetlere rağmen bazı yaklaşımlar, sorunu çözmek yerine sorun yaratma şekline dönüşebilir veya çocukla anne baba arasındaki iletişime engel oluşturabilir.

Önemli bir sorunla karşılaşan çocuğa genellikle gösterilen yaklaşımlar tam tersi tepki yaratıp 'engel' haline dönüşebilir ve çocuğa yardım amacıyla söylenen sözler sorunu içinden çıkılmaz bir hale dönüştürebilir. Halbuki çocuğunuz size bir sıkıntısını anlatırken onu sadece dinlemeniz yeterlidir.

İletişimde engel oluşturabilen yaklaşımlar:

- Emir vermek, yönetmek
- Tehdit etmek, gözdağı vermek
- Yargılamak, eleştirmek, suçlamak
- Ad takmak, alay etmek, utandırmak
- Karşılaştırmak, kıyaslamak
- Vaaz vermek, ahlak dersi vermek
- Öğüt vermek, çözüm ve öneri getirmek
- Öğretmek, nutuk çekmek, mantıklı düşünceler önermek
- Övmek, iltifat etmek, pohpohlamak
- Yorumlamak, analiz etmek, tanı koymak
- Güven vermek, desteklemek, avutmak, teselli etmek
- Soru sormak, sınamak, çapraz sorgulamak
- Oyalamak, dikkatini dağıtmak, şakacı davranmak, konuyu dağıtmak.

Bazen çocuğun tek ihtiyacı birinin susup onu anlayışlı bir şekilde dinlemesidir. Biri kendisini sorgularken, suçlarken ya da nasihat ederken, çocuğun doğru ve yapıcı düşünmesi zordur. Şefkatli bir tutumla birlikte söylenen 'Hımm...yaaa...öylemii...' gibi sözler çocuğu, kendi düşüncelerini ve duygularını araştırmaya teşvik eder ve büyük bir ihtimalle de çareyi kendi kendine bulur.

15 Mart 2011 Salı

Bugünlerde...

Dağınıklığın,

Huysuzluğun,

Yaramazlığın,

Oyunbazlığın,

Şirinliklerin

DORUKLARINDAYIZ :)

4 Mart 2011 Cuma

İlk Adımlar

Yazımı yazmış, yayınlamış, bilgisayarımı kapatmış, ortalığı toplamış, mutfağı toplamış, artık oğlumun uykusunun geldiğine kanaat getirmiş yatırmaya hazırlanırken, odaya girdim, pondiği yere bıraktım, arkamı döndüm iki adım attım, geri döndüm baktım, bir de ne göreyim ???

OĞLUŞUM YÜRÜYOOOOORRR :)))

O mutluluk saçan surat ifadesi, o bakış, o gülüş, ardından o kucaklama.... anlatılacak gibi değil.... Başarısının farkındalığı ve gururlanması da öyle....

Belki 5 adım , 5 sn. bile sürmedi ama dünyalar benim oldu.. Benmi çok abarttım acaba :)

Bunu yazmadan uyuyamayacaktım :D :D :D

3 Mart 2011 Perşembe

AİLE EĞİTİMİ (3-6 YAŞ)

Bugün '3-6 yaş için aile eğitimi' kursunda ilk dersimizi aldık. Aslında zaten bilinen şeylerin üstünden geçerek basit bir giriş yaptık ama önemli gördüğüm, unutmak istemediğim ya da zaman zaman hatırlamak istediğim konu başlıklarını paylaşmak istiyorum...

Konu: Aile Tutumları

- Baskıcı Aile Tutumları: Çocuğa yapması istenenlerin zorla -şiddet uygulayarak- yaptırılması.

* Sadece fiziksel değil, parmak sallamak , 'ben sana gösteririm' şeklinde tehdit de şiddettir. Duygusal ve ekonomik şiddet de çok tehlikelidir.

* Sonuçta, şiddet uygulayan, agresif ya da pısırık, antisosyal bireyler yetişir.

- Tavizkar Aile Tutumları: Unutulmamalı ki taviz tavizi getirir. Yapılan en büyük yanlışlardan biri de çocuğa ihtiyacı bile olmadığı halde 'biz yaşamadık şimdi imkanımız var çocuğumuz eksik kalmasın' tarzında gereksiz ve pahalı birsürü şey almakmış.

* Çocuk birşey istediğinde, ihtiyacı da varsa ve zaten onu almayı düşünüyorsak bile daha sonra almak için ikna etmek çocuğumuza beklemeyi, sabırlı olmayı ve istediği birşey için emek harcamayı öğretirmiş. Mesela 'yarın şuraya gideceğiz orda daha güzelini bulabiliriz, bulamazsak gelir bunu yine alırız' demek ikna edici bir yöntemmiş. Hatta ertesi gün yine aynısı yapılabilirmiş :)

* Sonuçta, mutsuz, sorumluluk alamayan, okul hayatında başarısız, yalnız, dışlanan, doyumsuz ve kişiliği zarar görmüş bireyler yetişir.

- Aşırı Koruyucu Aile Tutumları: Çocuklar 6 yaşından itibaren bütün ihtiyaçlarını kendileri karşılayabilirlermiş. Ama tabi daha öncede hiçbir şeyi kendi yapmasına izin verilmezse 6 yaşına girdiği gün kendi başına yapmaya başlayamaz. 'Kendi suyunu içemez' 'Kendisi yemek yiyemez' 'Doydun mu? Bence doymadın' gibi sözler (doyduğuna bile ben karar veririm mesajı) oldukça yanlış.

* Sonuçta, kendine güvensiz, ne yapabileceğini bilemeyen ve kararsız bireyler yetişir.

- Mükemmeliyetçi Aile Tutumları: Hata kabul etmeyen ailelerin tutumlarıdır.

* Sonuçta, kaygılı, telaşlı, özgüvensiz, özbenlikleri zedelenmiş bireyler yetişir.
Son olarak, HEDEFİMİZ;

- Demokratik Aile Tutumları: Herkesin birbirini dinlediği, fikirlerin önemsendiği, ortak kararlar alınan aile ilişkisi demektir.

* Sonuçta mutlu, kendinden emin, kararlı, sorumluluk almaktan çekinmeyen, hayattan korkmayan vs. vs. bireyler yetişir.

KISA NOTLAR:

* Maddi ödüle tamamen karşıyız. Parka götürmek, alkışlamak da ideal ödüllerdendir.

* Çocuğun anlattıklarına değer vermek çok önemlidir.

* Bizden uzaklaşmasın, birşey saklamasın istiyorsak yargılamadan, suçlamadan, eleştirmeden dinlemeliyiz.

* Çocukluktan gelen özgüven için ona saygı göstermeliyiz.

1 Mart 2011 Salı

İlk şarkıların

- Mis kokulu oğlum benim : Kesinlikle en çok eğlendiğim :)))
- Tombiklikte üstüme yok, yaramazlıkta üstüme yok... :Seni en çok tanımlayan ;)
- 'İce ice baby' vazgeçilmezimiz: Daha 3 günlükken seni sakinleştirebilen bi meme emmek bide inanılmaz ama hip-hop...
- İşte geliyooorr,Ali Doruk geliyooor, gençkızların gözdesi, bodrumlu paşa doruk güzel yatıyla geliyooor..... : Babanın muhteşem rap yorumuyla :)
- Annesinin kuzusu, bitanecik oğlusu, bebikide bebiki, annesinin bebiki. : Annenin ilk ninni bestesi :)
- Benim güzel bebik oğlum, benim güzel bebik oğlum, benim güzel bebik oğlum, benim güzel bebik oğlum... : Ne kadar güzel olduğunu anlamışsındır..
- Hey benim adamıııım, güzel bebik adamııım, yakışıklı adamııım, bebekyüz adamıııım...: Babana az gülmedim bu şarkı yüzünden, hala da gülmekteyim :)))
- Şampiyon paşa Doruuuuk, u a dev adam 12 devadam..
- Şampiyon oğlum benim (neler oluyor hayatta melodisiyle)
- Pondik pondik pondik paşası, pondik pondik pondik paşası, pondiiik po po po pondiiik po po po pondiiiik po po po pondik paşasıııı, po po po po po po..... pondik paşasııı ............... Keşke melodisini de yazabilsem, harikulade bestem :)))

İlk isimlerin

Doğmadan önce:
- Çokomilk: Seninle ilgili tek emin olduğumuz şey çikolatalısüt renginde olacağındı. Kakao oranı tahminimizden biraccık fazla olmuş :)
- Çikilop: Aynı zamanda bi çikolata markası sanırım.
- Tombikban: Kusura bakma oğluşum ama tahmini fetus ağırlığın hep üst sınırlardaydı..
Doğduktan sonra:
- Tombikban doğduktan sonra da uzun bi süre favorimizdi.
- Oburo: Ne sıklıkta acıktığını anlatan en büyük kanıt babanın sana taktığı ve günde 20-25 kere tekrarlamak zorunda kaldığı isim.
- Yaramaziko: En çok güldüklerimden biri.
- Şampiyon: Sana ayağa kalkmayı öğreten isim.
- Bambam: Amcandan yadigar..
- Bodrumlu paşa Doruk: Adı üstünde Bodrum Fatih'inin oğlu Bodrum paşası Doruk:)
- Pondik: En uzun süre kullandığımız, üstüne besteler yaptığımız, adeta efsaneleştirdiğimiz 1 numaramız :)
- Pondik paşası / Paşa pondik: Efsaneleşirken gelişti..
Umarım unuttuğum olmamıştır...